Ankara’da Triatlon sporcusu olan, halamın oğlunun çocuğu, aynı zaman’ da Orhan Kobal’ın yeğeni ve 52 yaşında, bir çocuk babası olan Berkan Kobal; Ankara’ da sabah bisiklet antrenmanı sırasında hızlı gelen, eğitimsiz, cahil ve aşırı hız yapan, şoförün kullandığı bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Acımız çok büyük.


Özellikle; Türkiye’de son bir hafta ‘da üç bisiklet sürücüsünün trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesi, acımıza daha ‘da acı katıyor..
Bunlar kaza olamaz..
Bunun adı cinayettir…
Ehliyeti nasıl aldığı belli olmayan, eğitimsiz, cahil ve kontrolsüz araç kullananlar, sorumluluk sahibi olmayanlar, sevdiklerimizi bizlerden almışlardır.
Bu trafik terörüne dur diyelim. Değerli sürücüler, bir bisikletlinin, motosikletlinin, yayanın can taşıdığını, sevdikleri olduğunu unutmayalım. Bugün Berkay gibilerinin başına gelenler, yarın sizlerin’ de başına gelebilir.
Sesimizi duyuralım. Yetkilileri uyaralım. Bu bir ölüm değil, cinayettir. Sebep olanlar, en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Yaşanan bu ölümler, cahilliğin, eğitimsizliğin, denetimsizliğin, cezaların hafif olmasındandır. Bir bisikletliyi, motosikletliyi ve yayayı öldürmenin, bir cana kıymamın cezası ve bedeli çok ağır olmalı. Bir Can’ın bedeli asla ödenemez. Ses verelim.. Sesimizi duyuralım. Yetkilileri uyaralım…
Başta Berkan olmak üzere bu şekilde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum.. Mekanları cennet olsun.. Nurlar içinde uyusunlar.
Katillere ise en ağır cezanın verilmesini talep ediyorum.
Can almak, can vermek Allah’a mahsustur. Kimse Allah’ın verdiği canı alamaz…
********************************************
İşte Berkan’ın arkadaşı tarafından anlatılan yaşanan olay:
Hayatımın en ağır sabahı. Sabah saat 06:00’da, her zamanki gibi can dostum ve Ankara’nın sevilen bisikletsever yüzü Berkan Kobal ile antrenmana çıktık. Günün en sakin, en boş saatinde, güvenle pedal çevirmek için yola koyulduk.
Ümitköy’den Malazgirt Bulvarı’na vardığımızda saat 06:20 civarıydı. Bulvar üzerinde en sağdaki emniyet şeridinde, önlü arkalı, sohbet ederek yavaş bir tempoda ilerliyorduk. Her şey sıradandı, ta ki o korkunç an gelene kadar…
Arkamızdan büyük bir çarpma sesi duyuldu. Siyah bir Honda marka araç önce sol bariyere, ardından orta şeritteki kamyona vurdu, sonra kontrolünü kaybederek arkadan Berkan’a çarptı. O an gözümün önünde Berkan havalandı, üzerimden geçti ve kaldırıma düştü. Hareketsiz kaldı…
Hemen 112’yi defalarca aradım. İlk çağrım saat 06:26, son çağrım 06:42. Ambulans dakikalar sonra gelebildi. Berkan’ın kaskı çıkarıldı, boyunluk takıldı ve hızla Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Polis olay yerine gelip inceleme yaptı, tutanak tuttu, sürücüye alkol testi uygulandı.
Ama benim gözlerim sadece şunu gördü: yerde bir fren izi dahi yoktu.
Bu, yüksek hızın, dikkatsizliğin ve kontrolsüzlüğün açık göstergesiydi.
⸻
Bisiklet kullanıcısı olmayanların aklına şu gelebilir:
“Acaba bisikletçiler de hatalı olabilir mi?”
Cevabı çok net: Hayır.
Biz, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na harfiyen uyarak ilerliyorduk:
• Madde 46: Karayolunda en sağ şeritteydik.
• Madde 66: Bisiklet yolu olmayan yerde karayolda sürüş yapmamız yasaldı.
• Madde 66/a: İkiden fazla bisiklet yan yana değildik.
Yani biz tüm kurallara uygun, nizami bir şekilde pedal çevirirken; bize çarpan sürücü ise hiçbir trafik kuralına uymuyordu.
Kaldı ki, bisikletçiler yolun ortasında bile gidiyor olsalar, bu hiçbir sürücünün gelip arkadan vurmasını haklı çıkarmaz.
⸻
Ama bütün bunlara rağmen, bir sürücünün acemiliği, dikkatsizliği ya da hız tutkusu, Berkan’ın hayatını saniyeler içinde alt üst etmeye yetti.
Sabahın en sakin saatinde bile, güvenli sandığımız yollarda biz sporcular pamuk ipliğine bağlı yaşıyoruz. Çünkü direksiyon başında tek bir anlık ihmal, hepimizin hayatını yok edebiliyor.
Ben Barış Topçu olarak bu yaşananı paylaşmayı bir sorumluluk görüyorum.
Çünkü bugün Berkan’a olan, yarın başka bir bisikletçinin, bir koşucunun, bir çocuğun başına gelebilir.
Ne olur hız yapmayın. Direksiyon başına alkollü, uykusuz, dikkatsiz geçmeyin.
Unutmayın, yolda sadece siz yoksunuz… Hepimizin hayatı sizin ellerinizde.
⸻
O gün sanki yılbaşı piyangosu çekiliyordu ve piyango tam bilete çıktı… Eğer iki yarım bilete çıksaydı, ben bu satırları yazıyor olmayacaktım. Belki de Berkan’a vuran şahıs ortada olmayacak, olayı gören ve bilen kimse olmayacaktı.
Hız, insan hayatının üstünde değildir. Bir saniye, bir ömürden fazlasını alabilir. Dikkatsizce sürdüğünüz her an, başkasının hayatını değiştirebilir…..Barış TOPÇU
BASIN AÇIKLAMASI
Kaza Değil Cinayet: Berkan Kobal Trafik Terörüne Kurban Gitti
27 Ağustos 2025 sabahı, saat 06:15’te Ankara’da yaşanan olay, sıradan bir trafik kazası değildir. Kadim dostumuz, sporcumuz, can yoldaşımız Berkan Kobal, ülkemizde yıllardır çözülemeyen denetimsizlik, eğitimsizlik ve cezasızlık zincirinin bir kurbanı olmuştur.
Şehir içinde çok yüksek hızla araç kullanan, toplumsal sorumluluk bilincinden yoksun bir sürücü, tüm kurallara harfiyen uyan iki bisikletliyi hedef aldı. Bizler:
• Karayolları Trafik Kanunu Madde 46 gereği en sağ şeritteydik.
• Madde 66 gereği, bisiklet yolu olmayan yolda sürüşümüz yasaldı.
• Madde 66/a gereği, ikiden fazla yan yana değildik.
Kasklarımız, eldivenlerimiz, reflektörlerimiz kurallara tam uyum içindeydik. Buna rağmen, kontrolsüz sürücünün yüksek hızla çarpması sonucu dostum Berkan Kobal yaşamını yitirdi.
Bu olay bir “kaza” değildir. Bu, eğitimsizliğin, sorumsuzluğun ve yıllardır işlemeyen ceza sisteminin doğrudan sonucudur.
Bugün Berkan’ı kaybettik; yarın başka bir sporcu, yürüyen bir vatandaş ya da bir çocuk aynı tehlikeyle karşı karşıyadır.
Bizler şunu açıkça ilan ediyoruz:
• Hiçbir sürücünün dikkatsizliği, sorumsuzluğu, yüksek hızı öldürmeyi haklı çıkaramaz.
• Hiçbir vatandaş, yolun kenarında ya da ortasında, “her an bir araç gelip bana çarpabilir” korkusuyla yaşamak zorunda değildir.
• Trafikte can güvenliği, devletin, yerel yönetimlerin ve toplumun ortak sorumluluğudur.
Berkan Kobal’ın ölümü, sadece bir bireyin kaybı değil; ülkemizdeki denetimsizlik ve cezasızlık düzeninin yarattığı toplumsal bir yaradır.
Artık yeter!
• Etkin denetim, caydırıcı cezalar ve toplumsal trafik bilinci bir lüks değil, yaşamsal bir zorunluluktur.
• Sporcularımızı, çocuklarımızı, vatandaşlarımızı korumak için adım atılması ertelenemez.
Berkan Kobal’ın anısı önünde saygıyla eğiliyor, bu olayın cezasız kalmaması için tüm yetkilileri göreve çağırıyorum.
BASIN’DAN

